Merhaba,
Yapay zekânın hiçbir zaman insan yaratıcılığına tam anlamıyla ulaşamayacağına inananlardanım.
Sürekli gelişiyor, evet. Ama bana göre hâlâ insan zekâsının bir adım gerisinde ilerliyor.
Durumu biraz şuna benzetiyorum: Batı/Amerika bir şeyi icat eder, geliştirir; Çin ise onu alır, daha hızlı ve daha ucuz şekilde üretir.
Yapay zekâ da benzer şekilde çalışıyor: Var olanı inanılmaz hızda işliyor, birleştiriyor ve sunuyor. Ama o “ilk kıvılcım” hâlâ insandan çıkıyor gibi geliyor bana.
Asıl endişem ise başka: Yapay zekâ her şeyi önümüze hazır sundukça, analiz etme ve çözüm üretme yeteneğimiz köreliyor. Daha az düşünüyor, daha az sorguluyor, daha az üretiyoruz. Bu da uzun vadede yaratıcılığımızın zayıflamasına yol açabilir.
Bir diğer dikkatimi çeken konu ise yapay zekânın iletişim tarzı. Çoğu zaman şöyle yaklaşıyor: “Çok doğru düşündün”, “Harika bir fikir”, “Mükemmel bir yaklaşım”…
Bu bana şunu hatırlatıyor: Çocuklarına asla olumsuz geri bildirim vermeyen ebeveynler. Sürekli övülen bir çocuk zamanla eleştiriyi kaldıramaz hale gelir. Peki ya yapay zekânın sürekli övdüğü bir kullanıcı?
Yapay zekâ da benzer şekilde, insanları farkında olmadan kendini olduğundan iyi sanan bir algıya itiyor olabilir.
Selamlar!
